Dünya Gıda Günü ile ilgili yazı

By

Dünya Gıda Günü

İnsani gereksinimlerden olan gıda paylaşımının dünya  çapında adaletsiz olması, bir çok ülkede gıdaya ulaşım sorunu yaşanması, gıda sahteciliklerine dikkat çekilmesi amacıyla Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kurulduğu 16 Ekim tarihi her yıl Dünya Gıda Günü olarak kutlanmakta ve bu konuya dikkat çeken etkinlikler düzenlenmektedir.

İnsanın temel ihtiyaçları beslenme, barınma ve üremedir. Dünya üzerinde yaşanan kavgalar, savaşlar ve çekişmeler genellikle bu sebeplerle çıkar. Yeryüzünün en zekisi olarak bilinen insan ırkının türdaşlarına açlık zulmü yaşatması şüphesiz ki utanç verici bir hadisedir.

Gelişmiş ülkelerin ekonomilerini canlı tutmak için tüketimi israf yolu ile de olsa artırma çabaları nedeniyle dünya kaynakları hızla tükenmektedir. İşin ironik tarafı tükenen kaynakların sömürülen ve bu yüzden açlık tehlikesinin kol gezdiği ülkelerde olmasıdır. Yani gelişmiş ülkeler israf edebilmek için gelişmemiş ülkelerin kaynaklarını tüketmektedirler. Bu konuyu biraz daha utanç verici hale getiren husus ise dünya kaynaklarının %80’ni sömüren büyük devletlerin açlığa dikkat çeken sembolik kampanyalar düzenleyerek sanki gelişmemiş ülkelerdeki sefaletin sorumlusu kendileri değilmiş gibi yapmalarıdır.

Bir taraftan aşırı tüketim nedeniyle obezite ile başa çıkmaya çalışanlar, bir taraftan da açlık sınırının altında yaşayanlar göz önüne getirildiğinde dünyamızın gıda dağılımı açısından adaletsiz bir yer olduğu söylenebilir. Silah ve savaşa ayrılan bütçelerin fakir ülkelerde bile gıdaya harcanandan fazla olması, uyuşturucu ve eğlence sektöründe dönen paranın tüm yoksul ülkeleri doyuracak büyüklükte olması insan ırkının insaf kavramını yitirdiğini göstermektedir.

Bu konuda bir acı tablo da gıda güvenliğidir. Genetiği ile oynanmış gıdalar, kanser yapıcı maddelerin kullanıldığı hazır gıdalar, sağlıklı gıda üretim için getirilen standartlara uymayan firmaların merdiven altı üretimleri veya başka şekilde meydana gelen yasal veya yasadışı gıda sahtekarlıkları yaygın şekilde hepimizi etkilemektedir.

Gıdaların hijyenik koşullarda hazırlanması, sağlık koşullarına uygun şekilde saklanması ve tüketiciye ulaştırılması gerekmektedir. Gelişmiş ülkelerde bu konuda geliştirilmiş mevzuatlar vardır ve sıkı şekilde uygulanmaktadır. FAO vesilesiyle gelişmekte olan ülkeler de gıda standartlarını oluşturmaya başlamışlardır.

Besinler temel ihtiyaçlar olunca bunun üzerinden spekülasyonlar da büyük olmaktadır. Öncelikle bir gıdanın üretim standartları ve saklama koşullarına uygun şekilde üretilip pazarlanması halinde sağlık için uygun olduğu anlamına gelir mi, bu tartışılmalıdır. Çünkü raf ömrünü uzatmak için kullanılan kimyasal maddeler, tarımsal ilaç kalıntıları veya gıdalarda kullanılan tuz, şeker gibi doğal olsa da fazla tüketildiğinde hasta eden maddeler nedeniyle, şeker hastalığı, kolestrol, yüksek tansiyon ve kanser hastalıkları son yıllarda tırmanışa geçmiş olup bu hastalıklar gıda nizamnamelerine uyulan gelişmiş ülkelerde daha fazla görülmektedir. Açlık sorunu yaşayan ülkelerde ise gıdaya bağlı hastalıklar daha az görülmektedir. Dünya gıda gününde bu tür konularında ele alınması ve mevzuata uygun gıdanın, sağlıklı gıda demek olmadığı insanlara anlatılmalıdır.

Leave a Comment

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

You may also like

Güncel Şiirler